Umut Sevinç Piyesi
23 Ekim 2026 Cuma
The Wizard Of The Kremlin
18 Ekim 2026 Pazar
Sesli ve Sessiz Halklar
Onurlu-erdemli halklar haksızlıklara, hukuksuzluklara, yanlışlara, diktalara karşı eylem yapar, protestoda bulunur ve direnir. Demokrasi seçimden ibaret değildir. Avrupa'daki eylemler oturmuş ve sağlam bir demokrasinin göstergesidir. Demokrasi geleneğinden nasibini almamış insanlar ise Avrupa'daki ve dünyanın diğer yerlerindeki görüntüleri "şiddet ve vandalizm" olarak nitelendirecek kadar zavallı ve cahildir.
Türkiye'de faşizan rejim halka ve gençlere zulüm ederken ise kimsenin sesi çıkmıyor veya protestoda bulunmuyor oluşu da tez konusu olur nitelikte ayrıca.
Direnen ve hakkını almak için öfkesini gösteren insanlardan korkmayın; tam tersine susan, aman ağzımızın tadı kaçmasıncı, orta yolcu, sinsi ve sindirilmiş insanlardan korkun. İşte onlardan her türlü zarar gelir.
3 Ekim 2026 Cumartesi
Duyarlı Gözükmek ve Duyarlı Olmak Arasındaki Fark
İnsanlar, kendilerine uzak coğrafyalarda yaşanan, direkt etkide bulunamayacağı haksızlıklara, hukuksuzluklara, acılara kolayca ses çıkartabiliyor ve böylelikle "duyarlı" gözükebiliyor-duyarlı olabiliyor. Çünkü uzak çıkarttığı sesin, kendi başına, uzaklıktan dolayı bela olmayacağını, yakarışının kendisini zora sokmayacağını biliyor.
Önemli olan yanıbaşımızdaki ve direkt etkide bulunabileceğimiz sorunlara, haksızlıklara, hukuksuzluklara ses çıkartabilmek. Önemli olan "duyarlı" gözükmek değil; duyarlı olmaktır. Bakınız mesela: Türkler'in kendi ülkesi berbat bir hâl almışken, yaşamsal hakları ve özgürlükleri gasp edilmişken öncelik Filistin meselesiymiş gibi davranmaları.
Batılı toplumlardaki insanların Filistin-Gazze meselesini sahiplenmeleri ve oradaki vahşeti eleştirmeleri kadar doğal bir şey olamaz çünkü onlar kendi ülkelerindeki demokrasilerini güçlendirmiş ve her türlü sorunları halletme yönünde iradeler göstermişlerdir. Bu yüzden dünyanın diğer kısmıyla ilgili sorunlara da artık yönelebilirler.
Kendi ülkesinden önce Gazze'yi önemseyenler; gün gelir Gazze'dekilerden beter duruma düşer, bazı şeyleri daha iyi ve düzeltilir kılma fırsatlarını kullanmadıkları için. Yani #FreePalestine yazmak-söylemek yerine #FreeTurkey yazmak-söylemek daha mühimdir.
10 Eylül 2026 Perşembe
Hayata Salça Kültürü
İnsanların kılığına-kıyafetine-yaşamına bu kadar faşizanca karışılan bir dönemde Ersin Düzen ve Uğur Karakullukçu'nun yayına şortla çıkması büyütülmemeli -ki zaten kime ne- -ki zaten büyütülmemeli-. "Ayrıca her şeyin bir yeri var" diyen boomerlar (hiç de sevmem bu yeni nesil tanımlamayı ama yine de en uygun tâbir bu şu anlık, mevcut duruma) aslında âdap çerçevesinde konuşsa da baskıcı iklime hizmet ettiklerinin farkına da varmalı. Ki ayrıca âdap dayatılan bir şey değildir. Yani yine âdapsız bir durum yaratıyor bu tarz söylemlere sahip olanlar. Kısaca siz de gericisiniz" demek yanlış olmaz aslında bu tarz söylemlere sahip insanlara.
İnsanlar boomer olabilir ama özgürlüklerin kısıtlanıp, gasp edildiği günümüz Türkiye'sinde iyi niyetli olsalar bile boomerca cümleler kurmak sadece gerici ve özgürlük kısıtlamaya meraklı sisteme ve sistem yürütücü-dizayn edici gericilere destek vermek demektir dolaylı yoldan. Bu yüzden günümüzde bir çok kişi modern, muhalif, rejim karşıtı gözükse bile bu söylemleri yüzünden maşa pozisyonuna düşmekte ve gözükmektedir.
Bu olay şunu da gösteriyor ki:
Sadece sistemlerin ve yönetimlerin değişmesi değil; kültürün de değişmesi gereklidir özgürlükçü bir yaşam için.
Suskunlar 2.0 veyahut Korkaklar 3.5
"Ben siyaset konuşmuyorum, siyasetle ilgilenmiyorum" deyip sanki kendi prensipleri böyleymiş gibi davranan ama aslında götü korktuğu için siyasi konulardan bahsetmeyen insanlar çoğaldı. Sanki "korktuğum için konuşmuyorum, hapse girmek istemiyorum" deseler dalga geçicez, ayıplayacağız, "Eeee! Korkak!" diyeceğiz. İşte bu durumun kendisi yeterince siyasi zaten. Siyaset, sosyoloji; coğrafya; matematik; psikoloji v.b. -aslında herşey ile- ilgili-bağıntılı bir kavramdır. Sadece siyasi partiler ve ideolojiler çerçevesinde konuşmak siyeset değildir tek başına yani. Ama günümüzde bu çerçeve içerisinde sıkışık düşünür insanlar-güruhlar. Siyaset kimsenin tekelinde değildir oysaki. Ne kadar "siyeset konuşmuyorum ben; siyasetle ilgilenmiyorum; siyaset, siyasetçilerin işidir" gibi cümleler kurulsa da herkes dolaylı veya doğrudan siyeset konuşur aslında.
14 Ağustos 2026 Cuma
Kitabın Ortası
Klipten, sözden bir sanatçıya soruşturma açmak nedir pezevenkler! Mabel Matiz'in kliplerini ve sözlerini müstehcen bulmanız çok komik. Dedeniz, babanız ve kendiniz köyde eşek siken insanlarsınız. Müstehcenlik olgusuna mı duyarlılığınız var!? Müstehcenlik bir tercihdir de ayrıca. Karışamazsınız.
Kanunu manunu bahane ediyor bir de bu yobazlar. "Biz kendimiz gibi olmayana düşmanız, homofobiğiz, yobazız, gericiyiz, özgürlük karşıtıyız" diyemiyorlar açıkça bu korkaklar. Böyle yaparak nefret suçu işlemekten kaçındıklarını zannediyor bu zavallı gericiler. Ama kaçamazsınız. Mabel'e ve diğer birçok sanatçıya yaptıklarınız nefret suçudur. Bu savaşın sonunda siz yargılanacaksınız.
28 Temmuz 2026 Salı
8-ban deguchi (Exit 8)
Modern insanın, sistem ve kendi içinde dönüp durduğu (hapsolduğu) girdabı anlatarak, yeni nesil bir Dönüşüm (Kafka) olan film.


