Türkiye'de bunca haksızlık, hukuksuzluk, hak ve
özgürlük gaspı, cumhuriyeti yıkmaya teşebbüs varken futbolun afyonlu etkisi
gündemi değiştirsin istemem. Bu yüzden Türkiye'nin milli futbol takımı çok da
yükselmemeli 2026 FİFA Dünya Kupası'nda, yoksa gündem değiştirmeye fırsat çıkar
medyada. Diktatoryal rejim bunu hemen kullanır tıpkı milli takım için
hazırladığı uçaklı-sihalı-silahlı -kısaca savaş aparatlı- iğrenç reklam
filminde olduğu gibi.
Oyuncu grubu da zaten bu ülkenin hâlinden memnun gibi.
Biraz önce saydığım şeyler sanırım kimseyi rahatsız etmiyor. Rahatsız etmediği
gibi faşizan rejimi destekleyici eylemlerde-eylemsizliklerde bulunuyorlar.
Ülkenin
entelektüel birikimine ve kültürüne değerler katmış Leman dergisi linçlenirken,
linçi destekleyici ve yobaz mesajlar atan Kerem Aktürkoğlu'nun bulunduğu bir
milli takımı destekleyemem. Siz unutsanız; ben unutmam.
Merih Demiral
desen bıyığından-imajından, zihniyetinden tam bir faşo.
Sırf dünyanın ve İspanya'nın en önemli spor
kulüplerinden biri olan Real Madrid futbol takımında oynuyor diye abartılan
Arda Güler'in itici sümsüklüğü de ayrı bir mevzu. Kendi yaşıtı gençler
protestolarda dayak yerken, gözaltına alınırken -kısaca ülkesinin refahı ve
özgürlüğü için savaşırken-direnirken-cumhuriyet yıkılmasın diye çabalarken- ve
saygıyı daha çok hakederken sırf futbol oynuyor diye birisine daha çok saygı
duyulması normal bir durum değildir.
Ayrıca Milli
Takım'ı desteklediğini iddia eden kitle de bir acayip.
Barış Alper
Yılmaz, saçını sarıya boyatıp (zaten hep olan-yaptığı şey), tıpkı Ümit
Davala'nın 2002 Dünya Kupası'ndaki mohawk tarzına benzer bir kesim yaptı diye
şekilcilikle eleştiriliyor, toplum baskısı yiyiyor "ulan sen önce oyununu
oyna saçına şekil-şukul yapacağına" diye. Toplum da yine bildiğiniz gibi
yani: Farklılıkları kaldıramayan, metasal düzeyde bayağı yorumlarda bulunan
bildiğiniz toplum. Peki şimdi sormak isterim niye Barış Alper Yılmaz'ın saçı bu
kadar batar topluma ve saça bu kadar takılması (küfretmesi, eleştirmesi),
toplumun esas şekilci olduğunun, farklı bir zihinsel düzeye geçemediğinin
göstergesi değil midir?
Ve Futbol
Federasyonu Başkanı olan mafyatik tip. Fatih Terim'in yapıcı eleştirisini bile
arkasına aldığı faşizan rejimin gücüyle, buranın sahibi biziz; benim de sahibim
hükümet edasıyla kaldıramayan ve her ne kadar itici bulursanız bulun, ülke
futbolu için önemli işler yapmış Fatih Terim'i tehdit edercesine söylemlere
sahip olan bir federasyon başkanının himayesindeki bir milli takımı
destekleyemem. Onurlu ve entelektüel kimse de desteklemez. Destekleyen varsa da
problem değil. Zamanı gelince "siz sustunuz ama ben onurumla
konuştum" diyeceğim. Problem değil.